Sabahları Uyanmakta Zorlanmak ve Antalya Profesyonel Yardım Süreçleri
- Nurullah Doğru
- 15 Oca
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 18 Oca
Belki de son zamanlarda google aramalarınız sabahları uyanamıyorum, yataktan kalkmak neden işkence gibi geliyor veya sabah depresyonu belirtileri nelerdir gibi cümlelerle doludur. Hatta çaresiz kaldığınız anlarda yapay zekaya sabahları enerjik uyanmak için ne yapmalıyım ya da sürekli uyuma isteği psikolojik mi diye sormuş olabilirsiniz. Eğer bu sorular zihninizden geçenlerle örtüşüyorsa doğru yerdesiniz çünkü aradığınız cevaplar sadece fiziksel değil psikolojik kökenlere dayanıyor olabilir.
Antalya gibi gün ışığının ve yaşam enerjisinin yüksek olduğu bir şehirde yaşamamıza rağmen sabahları yataktan çıkmak bazılarımız için günün en zorlu mücadelesine dönüşebiliyor. Alarm sesi duyulduğunda hissedilen o derin isteksizlik ve yatağa yapışıp kalma hali genellikle fiziksel bir yorgunluktan çok daha fazlasını ifade edebilir. Eğer bilinen bir sağlık sorununuz yoksa ancak yine de her sabah güne başlamak size taşınması zor bir yük gibi geliyorsa bu durumu iradesizlik veya tembellik olarak adlandırmak haksızlık olur. Sabahları uyanmakta zorlanmak çoğu zaman bedenin dinlenmemiş olmasıyla değil zihnin yeni bir güne başlamayı reddetmesiyle ya da kaçınmasıyla ilgili olabilir.
Yatağım güvenli, dışarısı zorlayıcı hissettiriyor.
Sabahları uyanıldığı halde yataktan çıkamama hali aslında zihnin geliştirdiği bir korunma yöntemi olabilir. Kişinin iç dünyasında yatak ve yorgan dış dünyadaki stresten, iş yükünden, beklentilerden ve zorunluluklardan arındırılmış güvenli bir kale görevi görür. Uyanıp yataktan çıkmak ise bu güvenli alandan ayrılıp mücadele gerektiren bir alana adım atmak anlamına gelebilir. Zihin, bu iki seçenek arasında kaldığında kişiyi korumak adına güvenli olanı seçer ve harekete geçmeyi erteler. Bu nedenle yaşanan durum bir keyif veya uyuşukluk değil kişinin baş etmekte zorlandığı hayat şartlarına karşı verdiği sessiz bir tepkidir.
Mutsuz hissediyorum, güne başlama enerjim yok.
Ruhsal olarak mutsuz veya çökkün hisseden bireylerde sabah saatleri günün en ağır zaman dilimidir. Zihnimiz normal şartlarda sabaha karşı bizi güne hazırlayan ve harekete geçiren doğal salgılar üretir. Ancak yaşamdan keyif alma düzeyi düşen veya geleceğe dair umutsuzluk taşıyan kişilerde zihin bu hazırlığı yapacak enerjiyi bulamaz. Kişi için yeni bir gün, ödüllerle veya güzelliklerle dolu bir fırsat değil sadece baş etmesi gereken bir süreç olarak algılanabilir. Bu algı oluştuğunda beyin bedene kalk komutunu vermekte zorlanır. Kişinin tekrar uyumak istemesi aslında bir dinlenme ihtiyacı değil var olan kaygılandırıcı gerçeklikten bir süreliğine de olsa uzaklaşma arzusudur.
Uyanmakta zorlanmak ve zihnin kendini koruma çabası.
Sürekli endişeli ve kaygılı bir yapıya sahip olan kişilerde sabah uyanışı genellikle huzursuzlukla başlar. Gözler açıldığı andan itibaren zihin gün içinde olabilecek olumsuzlukları, yetişmesi gereken işleri veya potansiyel sorunları düşünmeye başlar. Bu yoğun düşünce akışı kişide göğüs sıkışması veya iç daralması şeklinde kendini gösterir. Zihin bu yoğun baskıdan kaçmak ve kendini sakinleştirmek için tekrar uyku haline dönmeyi bir çözüm yolu olarak görür. Burada kişi uyumayı çok sevdiği için değil, uyanık kalmanın getirdiği gerginlikle baş edemediği için yatakta kalmaya devam eder.
Zihinsel olarak yorgun ve tükenmiş hissediyorum.
Özellikle Antalya gibi yoğun çalışma temposunun ve hizmet odaklı yaşamın hakim olduğu bölgelerde zihinsel tükenmişlik sıkça karşılaşılan bir durumdur. Gün boyu başkalarının ihtiyaçlarını karşılayan, sürekli problem çözen ve kendi isteklerini erteleyen kişilerde zihinsel enerji depoları tamamen boşalabilir. Fiziksel olarak uyumuş olsanız bile zihinsel piliniz dolmadıysa sabahları yataktan kalkmak imkansız görünebilir. Bu durum bedenin değil, ruhun tıkanmasıdır ve kişinin artık sorumluluk alacak gücü kendinde bulamadığını gösterebilir.
Antalya Konyaaltı bölgesinde profesyonel yaklaşım.
Sabahları yaşanan bu zorluğu aşmak sadece saati daha erkene kurmakla veya kendini zorlamakla çözülebilecek bir durum değildir. Sorunun kaynağına inmek ve zihnin neden güne başlamak istemediğini anlamak gerekir. Antalya Konyaaltı Pınarbaşı Mahallesi içinde bulunan ofisimde yürüttüğümüz görüşmelerde öncelikle bu isteksizliğin altındaki düşünce yapısını inceliyoruz. Uyguladığımız bilimsel görüşme teknikleriyle kişinin hayata, kendisine ve güne dair olumsuz bakış açısını yeniden düzenliyoruz. Amacımız kişiyi zorla yataktan kaldırmak değil yaşamla tekrar sağlıklı bir bağ kurmasını sağlamaktır. Yaşam enerjisi ve baş etme becerileri yerine konulduğunda sabahları uyanmak bir zorunluluk olmaktan çıkıp doğal bir sürece dönüşür.
Psikolog Nurullah Doğru




Yorumlar